Kanto V
Silifke Caddesi’nde bir yağmur KevserBekledik gözlerimizi kısarak dinmesiniGözlerimizi kısarak baktık pencereleri açık evlereDeniz gören balkonlara, balkon çiçeklerineMersin ne yapacağını bilmediğinden uykudaydıDeniz kim bilir kaç bin yıldır oradaydıEvleri büyük yapmışlardı yüksek mi yüksekYağmur dinerse anlaşılırdı denizin orada durduğuYağmur dinerse anlaşılırdı varoluşumuzSaçlarımız tırnaklarımız gözlerimiz anlaşılırdıAnlaşılırdı peşimiz sıra gelen parsSınırsız sözcükler sayılar“Biz buraya ne zaman gelmiştik?Uzun süren bir gecenin sonunda mıydı?“İyi ki geldiniz” diyen olmadı Kevser“Siz bir başlangıçtınız” diyen olmadı KevserDeniz az ötemizdeydiYadırgadık insanı yadsıyan kadırgalarıBiz buraya ne yapmaya gelmiştikUzun şeyleri konuşmaya gelmiştikTrenleri otobüsleri yolları denizleri.Anısı olan her şeyi. Ah işteÇatılardır hecelediğimiz yalnızlık”Silifke Caddesi’nden denize doğruÇatılardan kuşlar havalanmaktaydı, oradaydık,Oradaydık ey sabahçı kahveleri, ey balıkçılar,Duyuyorduk denizin iç çekişiniBiliyorduk boşluğa bölündüğümüzüBiliyorduk tozlu ağaçlarınVe çocukların uykuda olduğunuAnnelerinse kırgınlıklardan hüzne döndüğünüHüzün varsa yerleşen bir şey olduğunuYağmur dinince oturduk denizin eşiğineGörünmezi gördük bu da oldu işte