Kanto II
Sokakları geçen rüzgârın türküsündenDenizin kırık yapıtları içindenDünyaya baktık. Ey insanoğlu!Kavrulmuş şehirler şaşırttı biziYıkılmış kalpler şaşırttı biziIssız deniz, ölü gölge şaşırttı biziNe sonsuz bir bahçeydi dünyaNe de bir avuç toz sütunlar altındaBu yüzdenBize kalan kuru köklerleÇok zor yaza tutunmakÇok zor hiç kimsenin anlamını bilmediğiYağmurun sesiyle konuşmak
Bir ölü kemiklerini arar toprağın altındaDonuk ışıklar altında gezinir şapkalı biriGölgesi kapkara. Bu şehir hangi şehir?Vakit hangi vakit? Biz burayaPortakal suyu içmeye gelmiştikMısır unuyla yapılmış çörekler almayaYanımız sıra gelen üçüncü kişi(Saçları dağınık parsa benzer yüzü)Sürekli eksildiğimizi sezmiş biriÜşüyüp üşüyüp yaza tutunmayaÇalıştığımızı bilen biri
Kumda büyüyen karpuzları göstermeliyim onaSu su diyerek toprağın altına uzananlarıSessizliğin gürültüsünü göstermeliyimUzayıp giden deniz kıyısında:
“Kim bana benim kim olduğumu söyleyebilir”“Ölü toprakta çocukluk sevinciyim”“Bir toz zerresi kirazlara dadanan”“Kapısı çarpıp duran bağ evinde”“Benden toprağa gitmekte olanı görüyorum”