Ahmet Ada

Delikanlı

ben düşler tramvayına binerken şehrinpırıl pırıl bir ay doğmuş olurdu dünyayahanem aydınlanır annem uyanırdıbabamın serçelenmiş ayakları saçılırdıufak tefek sokaklaraben sokaklara borçluydum çocukluğumubolluk günleri miydi babamın elinde ay ışığıbir de dolu file, dönerdi eve,benim yakınımdaydıekmek parası, gökyüzünün teri, salıncaklar,ben çekidüzen verirdim eski dünyayabiraz umutsuz, az ironik, bir parça kırılganyağmuru bol kış akşamlarındadip odalarda kısa pantolonlu aşıkbağbozumuydum ben duygularım karmakarışık

ben aşkla ödeşir düet sona ererdizambak gibi sözcüklerden oluşannasılsa yağmur yağardı tenha vakitlereseke seke yürüyüşünden tanırdımyağmuru, seni, baş dönmesi serüveni

yağmurun iplerinde törendi beyaz gemi