Ahmet Ada

Çiçek Köpükleri

olanca sesindeki gürlükyankılanır kara dağlardaeskiten ne var orada gökyüzünügövdemden gövdene dağılırken kimyasenin melez düşlerine karışırben yaprak silkelerken avludagüneş, ah kara güneş duvarları dolanırsuyun taştaki nakış izinirüzgârın sürüklediği gövdenihırsından sütleri akan gövdenirüzgâr bağışlıyor boşluğa o demikimiz de yuvarlanıyoruz nasıl olsaağzımız gözlerimiz azar azar eskiyorormanın ağzı, ağaçların ışıklarıve yuvarlandığımız boşlukeskiyor taşı yontan rüzgâr gibisuyun bilgisi beni alıkoyuyorkuyunun başındageçiyorsun kalbini yakarak yanımdangövden titriyor, kim bilir yaralısınırmak boyu kuşlardangün gölgelenmiş alnını yaratıyoralnındaki hayal meyal görüntüleriağacın yaprakları arasından geçenolanca ışığıylaaçılıp saçılıyor güneşin aynasıiri yapraklarda ve omuzlarındagörüntüsü ışıktan bir çağlayanırmağın ötesinde oncagüneş ışığıyla yıkıyor utancınıağır dakikaların son anındagövdenin telkârı kıvrımlarınasu ve taş gölgeliri düşüyorkırık testilere dolangün uzuyor portakal rengindeçiçek köpükleri, erinç ve zekâkışkırtıyor yeniden soyunuk kasırgalarıgövdenin beyazlığındaonca ırmağın uzağındakasımpatıların ve gelinciklerin ısrarıylabir kere daha nergisler gözlerindegün zarif boynundaağaçların gölgeleri sudageçiyorsun akşamın kapısındankaranfilin moru nazlı nazlı akarkendüğümlenmiş haz nesnelerinesuyun ve taşın söylentilerirüzgârın fısıltılarıve her çınıltı seni konuşuyorher suskunluk anındasonsuzluk maşrapasına dolan güzelliğini

akşamın ardından kuşlarve bir araba geçiyor gürültüyleışıkları yanıyor bir bir evlerinbiçimleri renkleri değişiyorolanca müziğiyle gece böcekleriningeçiyorsun karanlığı ışık demetiylegövdenin yasemini doğrulmuş yenidenuçuruma çağırıyor yenidenuçuruma çağırıyor sarmaşığı

Temalar