Direnç Çiçeği
-Aysel Zehir için-
Yarım kalan hiçbir yolculuk yok bu yaşamdaBirbirine Karıştırılan hiçbir boyut yokOnbeş yaş nedir kiYılların sözle çizilen anlamındaYa bir duygu selidir aralıksızYa da bir inanç fırtınası yüreğinDirence açılan gençlik koylarında
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Toprağa ölüm düştükten sonra Hiroşima’daTüm bitkilerden önce yeşeren bir açelyaŞimdi Kadıköy-Rıhtım’daNeyi çağrıştırıyor sanaSen söyle ey direnç çiçeği-neyi
Liseli bir kız iken / saçlarında rüzgarlarCevizli tekelinde / ellerinde yarınlarElleri utandırırGözündeki söz senin / içindeki öz senin
Bir köpük onur uğruna kuruyan ırmaklarVe gelenek denizlerinde ezgilenen ışıklarHenüz dile gelmediİstanbul’u ezen suskunluğunda senin
Gazetelerde resimlerinle dolarken sayfalarNedense söyleşilerde yalnızcaBeyin hücrelerine yöneltiliyor sorularSense ölüm rengine inatTan maviliğince susuyorsunYalnızca geçmişinGelecekteki ölümsüz sesini yanıtlıyorsunHani çok çok övmekten korktuğunO bin renkli açelyanın inançlı sesiniYanıtlıyorsun-gülümsüyorsun-susuyorsun
Bağrıdaki besteler / yüzündeki ezgilerDile gelmez sözlerin / bilinmez ki ne söylerDilleri utandırırGözündeki söz senin / içindeki öz senin
Ey ovaların ateş ateş çölleştiği yerdeToprağın ırmak ırmak yüreklenişi senYarınlara selamını iletsin diye adınDamarlarına bağlanan yaşamıÖlümü kucaklarken ellerinle kopardın
Kurtarmak için enginlerin anlamınıGökyüzünü yere indirdiğinden beriYa da silmek için bir damlanın yüzünüBir okyanusun kucağına bastığından beriVe bıçak sırtı bir dönem uğrunaBütün zamanı omuzlarına aldığından beriAdın bir açelyadır artık seninKoynuna ölüm düşürülen bütün topraklardaBir açelya
Askıda falakada / her mevsimde dört açanHücrede zindanlarda / güneşsiz ışık saçanGünleri utandırırGözündeki söz senin / içindeki öz senin
Yepyeni sözcükler yeşeriyor şimdiAlnının ışıklı yamaçlarındaYüreğini içmek gerek duymak içinSoluğunu solumak gerekHer dalıp gidişinde bin şiir çıkarıyor belki gözlerinYaşama gözlerinle dalmak gerek
Bir devrin sembolü diyorlar şimdi adına
Dolar dolar gözlerin / varılmaz ki gizineBir damlası bile / dökülmez ki yüzüneSelleri utandırırGözündeki söz senin / içindeki öz senin