Doğu Baladı
derinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizdebir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançerkabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irinyurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız göçer
bir derinlik hepsi bu, başka hiçbir şeysaklı bir yanardağ olmanın kendisiyim bendoğuda, ellerinizden çok uzaklardabinyıllık bir uykuyu ölerek silkeleyen
halkın derinlik olduğunu kim söylemiştisöyleyin nerde seceresi yitik soyum, nerede derinliğimsiliniyor ölü ceylanın derisindeki mürekkepavcı burda ey bilici ya ben nerdeyim
yurdumun olmayan denizlere taşınan toprağımparçalanan kayayım bin parça eşkiyadançoğalan bir korkuyum, bin parça yoksullukve kan... denizlere akan, denizlere, yurdumun olmayan
uyruksuz mu denir limanı olmayan gemilerelimanım yok, tutulduğum bu çağdaş fırtınadaışığım yok, dört yönüm karanlık bir pusulauyruğum yok, sığmıyor kavmim koca dünyaya
umudum uygarlığım, ey bayrak, ey bayraktarovalara bir dağ mağrurluğuyla inerken yeşilvuruldukça güzelleşen alnın ki, gül rengigüneşi ince kanadında sürükleyen esenlik rüzgar
n'olur ölme artık, ölüp ölüp terketme beniey ölür gibi yaşayan bir halkın derinliği...