Yol Şarkıları'ndan
Kalpten ağır ne taşınırYolların ruhu olan bu varlığımda?
Dalgalar bütün bir denizi taşırCılız adar gibi köpürerek
Ben de öyle taşırım bu kalbiBekleyen kıyılan yüzüme resmederek
Aslında ne deniz vardır ne de kıyıBir mavi sancıdır aklımızda çırpınan
Her dalgasının ardındanNeye karışacağını bilemez insan
Sonsuz duvarı önünde boş hayatınArd arda vurur denizsiz dalgalar
Girdabın çizdiği koskocaman bir gülÖtekinde ölmenin soyut çiçeği
Boş derinliklere çağırır beniİşvenin kine döndüğü bilinmezliğe
Son bir umut dünyanın çağıltısıSığınacağım varlık, tatlı nefesiyle zaman
Bilindik tanrılarla tasarladığımız hayatMasalların dilinden öte olmayan yolculuklar
Gölgesinde nesnelerin kıvandığı inanmakÖzünüzü koruyan büyülü kabuk
Belki büyü de değil, aşktan öte hakikatHer sözcüğe doğum kokusunu veren saflık
o cömert tekne, o güneşsel hamur,O iyilik yosunu, tuzun yekpare dudağı
Kabuğum nerde benimİçine sığınıp sonsuz türkümü çığırayım
Götürsün onu akraba rüzgarGötürüp çarpsın dalgaların sedefine
Hiç bilmeyeyim, yol nedir, yolculuk neHep aynı deniz olsun gözlerimde
Düşünmeyeyim denizin kapılan hakkındaDeliliktir böyle düşünmek
Kalsın, Tanrı'nın ya da insanın umuduArtık her neyse, söz'le bölünmesin varlık
Tek metafızik, denizde köpüren adarÇatılarda kiremitlerin sıralanışı
Böyle olsun, yalvarırım size dalgalarYollar evime götürsün beni artık
Dilsizin duası, çolağın tokadıyla açılanBir kapı yapacağım günahlarımdan
Harika denizini sarmaşıklarınBiricik imgem sayacağım
Yeterince sözcük taşıyacak çünküSizin yeterince köpük taşımanız gibi
Konuşmak için aşkın ağzındanKonuşmak için kalbin tek ağırlığından.