Abdülkadir Bulut

Ülkemin Şiir Atlası

(...)

IIIBen aradığım her şeyi yana yakıla aradımKaygılar taşıdım mutlaka bulmalıyım diyeAma kaldırdığım her taşın altındanÇıka çıka bir yığın böcek çıktıKimisi deliklerine kaçtı, kimisi üstüme ağdı

Yol günlüklerine geçti attığım adımlarÇocukken boynunu kopardığım kuş yavrularıDüşlerimde yolumu kesip bir bir gözlerimi oydularVe eğdiğim fidanlar büyüyüp gelişinceGövdeleri tabutuma birer tahta oldu

Sulara bıraktığım hüsnüyusuflarınYan yatıp suyun üstünde durması gerekirkenHepsi de dibine çöküp gitti bir birDemek ki her şeyin bir derinliği varDemek ki her şey biraz da derinliktir

Daima ayrılıklar üretti benim yürüyüşlerimO yüzden adı ayrılık olan bir çiçektirŞimdi benim avuçlarımdaki çizgilerOysa eskiden alçalan bir kara kırlangıcınKuyruğunun duruşuydu.(...)

XLVI

Bilirim incelik ister marifet isterArkadaş seçmek de yar seçmek kadarÇünkü göreceğin küçük bir ihanet bileAdama evlat acısı gibi koyar

Düşün ki içini döktüğün, sırlarını verdiğinSeninle birlikte aynı ufka alın dayamışBirlikte saklanmış, birlikte yatmış birisiBakmışsın ki günün birinde ayrılıp gitmiş

Aslında bir su damlası kadar hafiftir insanBir söz kadar uçucu, bir reyhan kadar yabaniVe kırlangıçların gözleri kadar ürkekEğer cesaretle doldurmamışsa kalbini

Bilirim oldum olası incelik isterArkadaş seçmek de yar seçmek kadarÇünkü gün gelip çıkarıp öfkeni vereceksinVe yurduna dair taşıdığın güzel şeyleri

XLVII

Yürüdüğüm yolları deftere yazmayıGünlük tutmayı bağırıp çağırmayıVe hayatım üstüne haberler çıkarmayıBir marifet sayıp kendimi ele verdim

Bir damla suyun bile ağırlığını düşünmedimAma taşı toprakla toprağı çamurla kıyaslayıpTaşıdığım düşüncelerin sözlere dökülüşüneBir anlam veremeden çekip gitmedim