Abdülkadir Budak

Muhteşem Ayıplar

Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgarSuratıma çarpılacak bir kapı bulmalıyımDışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek içinRuh halini metale yenik düşen ahşabın

Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonundaPayımdan çoğunu almak muhteşen ayıplardanÖpen dudaklar ahşap, okşanan metal iseSevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan

Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyorİlk celsede berrat ettiriliyor denizSoru metal, yanıt ahşap; asılan bir sokağaCadde adını verecek kadar incelikliyiz

Midye çıkarma konusunda usta olsam ne çıkarİnci bulamadıktan, inci bulamadıktan...Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım!Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan

Ağaç ile dar sözcüğü yer değişmiş, aldanmaSallanan bedenlere bakınca göreceksinYoruldum, uykum geldi, sözlerim kapanıyorTerzi ahşap, kumaş metal; kırılmış bir iğneyim

Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyorŞehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başıKanın sızdığını gördüm bir çivinin sesindenKarıştırmak zorundayım metal ile ahşabı

Temalar